Blog Layout

Tarihe ‘sıradan’ bir bakış: Bir Alman’ın Hikâyesi

Sebastian Haffner, İletişim Yayınları’ndan çıkan Bir Alman’ın Hikâyesi adlı kitapta Nazizme ve faşizme dair birinci elden bir tanıklık sunuyor. Sıradan hayatların dağılış sürecini, tam da ‘halkın içinden biri olduğundan dolayı’ titizlikle aktarabilen Haffner, yıkıma dair önemli bir eksiği kapatıyor.

Devamını oku

100 yıl öncesinden bugüne gönderilmiş bir mektup

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ‘Hakka Sığındık’ı ilkin 1919’da yayımlanıyor. Bu tarihte, Birinci Dünya Savaşı ardında bıraktığı büyük yıkımla son bulmuştur fakat hemen sonra gelen İspanyol gribi, savaştan daha yıkıcı etkileriyle hızla yayılmaya başlamıştır. Gürpınar, işte o günlerin İstanbul’undan bir manzara sunuyor okurlara romanında.

Devamını oku

Orhan Pamuk: Kimsenin ilgilenmeyeceğini düşündüğüm dünyam birdenbire herkesin ağzındaydı…

Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk’un bir salgın romanı üzerinde çalıştığı biliniyordu. 'Veba Geceleri'nin çıkması dört gözle beklenirken akla gelmeyecek bir şey oldu; dünyayı yeni bir salgın esir aldı. Pamuk: “Bugün çok malumat sahibiyiz. Hangi ülkede, mahallemizde durum ne hemen görüyoruz. Bu, romandaki dönemle bugün arasında büyük fark yaratıyor. Biz başımıza ne gelebileceğini, neyin ne olduğunu biliyoruz, bu yüzden çok daha fazla korkuyoruz. Ama romanım bugünden daha korkutucudur” diyor.

Devamını oku

Tekinsiz katmanlar, iç içe doğumlar: Porselen Bir Mevzu

Gökçe Bilgin'den yazmak üzerine, edebiyat üzerine, adını efsanelerden almış, kaleme kağıda sarılmış bir kadın üzerine bir ilk roman. Zümrüt'ün peşinde bir yolculuk. 'Porselen Bir Mevzu' hem okurun konforlu okuma deneyimine saldıran hem zihnini habis bir illet gibi ele geçiren hem de her şeye rağmen merakı diri tutan bir anlatı.

Devamını oku