Çaresiz kaldılar… Fare istilası!

Avustralya’da görülen son yılların en yoğun fare istilasıyla başa çıkmak isteyen hükümet, 5 bin litre ‘en öldürücü’ fare zehrinin kullanılması önerisinde bulundu.

Avustralya’nın Yeni Güney Galler ve Queensland eyaletlerinde fareler, aylardır hayatı olumsuz etkiliyor. Mahsullere zarar veren kemirgenlere çözüm bulunması için bölge çiftçileri, hükümetten acil eylem planı istedi. 

Avustralya Başbakan Yardımcısı Michael McCormak, fare istilasına çözüm için 5 bin litre ‘en öldürücü’ fare zehrinin kullanılmasını önerdi. Öneri bir çok kesim tarafından endişeye yol açarken, çiftçiler, kullanılacak zehrin ekinlere zarar vereceğini ve vahşi yaşamı tehlikeye sokacağını ifade etti.

İSTİLANIN ZARARI 318 BİN TL

Yeni Güney Galler Çiftçiler Derneği, fare istilasının tarım sektörüne pahalıya mal olduğunu açıkladı. Yapılan anket sonuçlarında fare istilasının çiftçileri 38-116 bin dolar (318 bin TL ila 972 bin TL) arasında maddi zarara uğrattığı sonucunu ortaya koydu. Yetkililerin acil önlemler sayesinde maddi zararın milyon dolarlara ulaşmasının önüne geçildiği bildirildi.

Çaresiz kaldılar... Fare istilasına 5 bin litre zehir çözümü

CİDDİ ORANDA TEHLİKELİ BİR ÖNERİ

Charles Sturt Üniversitesi’nde ekolojist Dr. Maggie Watson, hükümetin 5 bin litrelik fare zehri eylem planı önerisinin, çevre için ciddi oranda tehlikeli olduğunu ifade etti. Zehirde bulunan bromadiolone maddesini toprağa sızabileceğini ifade eden Dr. Watson, bu maddenin böceklerde biyolojik olarak depolanabileceği uyarısında bulundu.

Dr. Watson, “Yırtıcı kuşların popülasyonunu tamamen azaltabilirsiniz. Bu kuşların geri dönmeleri 15-20 yıl sürebilir ve ortaya çıkan bir sonraki fare vebası için herhangi bir doğal kontrolümüz olmaz” ifadelerine yer verdi.

 

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

SIRADAKİ HABER

Tarihe ‘sıradan’ bir bakış: Bir Alman’ın Hikâyesi

Sebastian Haffner, İletişim Yayınları’ndan çıkan Bir Alman’ın Hikâyesi adlı kitapta Nazizme ve faşizme dair birinci elden bir tanıklık sunuyor. Sıradan hayatların dağılış sürecini, tam da ‘halkın içinden biri olduğundan dolayı’ titizlikle aktarabilen Haffner, yıkıma dair önemli bir eksiği kapatıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir