Mevlana’dan bir özgürlük öyküsü

Mevlana tarafından 13’üncü yüzyılda yazılan ‘Papağan ve Tüccar’ hikâyesi aşk, sevgi, sahip olma ve özgürlük hakkındaki felsefi çağrışımları ile evrenselliğini korumaya devam ediyor. Ödüllü İranlı çizer Marjan Vafaeian, Mevlana’nın bu zamansız hikâyesini çağdaş bir dokunuş ve çarpıcı illüstrasyonlarla günümüz çocuklarına ulaştırıyor.
Hikâyenin orijinalinde erkek olan tüccar, Marjan Vafaeian’ın uyarlamasında kadın olarak çıkıyor karşımıza. Mahcihan kuşları ‘çok seven’, her seyahatinden birbirinden güzel kuşlarla dönen bir tüccar. Onları o kadar çok seviyor ki kaçamasınlar diye kafeslere kapatıyor. Vafaeian’ın mutsuz kuşlarla dolu birbirinden süslü, gösterişli kafes çizimleri hikâyenin özünü oluşturuyor.
Mahcihan Hindistan’a yaptığı bir seyahatte en sevdiği papağanının isteği üzerine ormana gidip oradaki papağanlara bir mesaj iletiyor; evdeki papağanının onları çok özlediğini, onu mutlu etmek için bir tavsiyeleri olup olmadığını sorunca aralarından biri ağaçtan düşüp ölüveriyor. Mahcihan bunun arkadaşları tarafından evdeki papağana gönderilen bir ipucu olduğunu anlamadan üzüntü içinde oradan ayrılıyor.
Vafaeian, Mahcihan’ı tam bir ihtişam abidesi gibi resmediyor. Hizmetlilerden kuşlara herkese hâkim olan hüzünse bir gölge gibi hep etrafında dolaşıyor ama o farkında değil. Papağanının, hınzır arkadaşlarının gönderdiği mesajdan ilhamla, oynayacağı oyuna kadar da fark edecek gibi değil; egosunu başkalarının hayatının önüne koyamayacağını, özgürlüğün bütün değerlerin üstünde olduğunu, sahip olmanın sevgi olmadığını.

PAPAĞAN VE TÜCCAR Mevlana’dan bir özgürlük öyküsü
MEVLANA’DAN BİR HİKÂYE
Marjan Vafaeian
Çeviren: Müge Akbulut
Vakıfbank Kültür Yay., 2021
24 sayfa, 20 TL.

 

 

 

ANAOKULU NASIL BİR YER?
Marianne Dubuc cıvıl cıvıl bir anaokulu gününe götürüyor çocukları. ‘Haydi Okula’ anaokuluna başlayacak küçük okurların merakını ve endişelerini gidermeye yardımcı olurken bu süreci geride bırakanların anılarını tazeliyor. Çizimlerdeki ayrıntı zenginliği ise her yaştan okuru cezbedecek boyutta. Keşfedilmeyi bekleyen onlarca detay çocukları pasif okurluktan çıkarırken yepyeni hikâyeler oluşturmaya da teşvik ediyor.
Pom, bir sonraki sene anaokuluna başlayacak. O kadar hevesli ki şimdiden arkadaşlarının okullarını ziyaret etmeye karar veriyor ve bir gününü okuldan okula gezerek geçiriyor. Her gittiği yerde okul rutininin farklı bir kesitiyle karşılaşıyor. Hepsini birleştirdiğimizde olanca canlılığıyla, neşesiyle bir okul canlanıyor önümüzde.
Minik Zıpla Okulu’nda tavşancıklarla birlikte sayıları ve harfleri öğreniyor Pom, Yeşil Sazlık Okulu’nda kurbağalarla resim, elişi ve boyama yapıyor, Yüksek Tünek Okulu’nda sincaplarla doğanın sırlarını keşfediyor. Acıkınca Hoş Bal Okulu’ndaki ayıcıklarla reçelli sandviçini yiyor, uykusu gelince Tatlı Gece Okulu’nda alıyor soluğu ve tembel hayvanlarla rüyalara dalıyor… Uyku saati bile arkadaşlarla apayrı bir eğlenceye dönüşürken uyandığında kaldığı yerden devam ediyor macera.
Acaba Pom en çok hangi okulu seviyor? Yoksa onun hayali de her çocuk gibi bütün bunların karışımı olabilir mi?

HAYDİ OKULA Mevlana’dan bir özgürlük öyküsü
Marianne Dubuc
Çeviren: Ece Nahum
Redhouse Kidz, 2021
28 sayfa, 30 TL

SIRADAKİ HABER

Soundgarden’ın tarihi belli oldu

Kendine Has Babylon Soundgarden bu yıl 27 Nisan Cumartesi günü Yapı Kredi bomontiada’da 3 farklı sahneyle müzikseverlerle buluşacak.