Pandemide ortaya çıkan bir hesaplaşma albümü: ‘Fil’

Daha önce ilk grubunuzla Roxy Müzik Günleri’nde ödül aldınız. Başka bir grubunuzla bir albüme ve birçok çalışmaya imza attınız. 2017 yılında ise solo albümünüz ‘Manyak’ı yayımladınız. Müzikal yolculuğunuz nasıl evrildi?
2008 yılında grubum Plaket ile 13. Roxy Müzik Günleri’nde; sözü, müziği bana ait üç şarkıyla ‘birincilik’ ve Tuborg Özel Ödülü’nü aldım. 2011 yılında ise daha sonra kurduğum bir diğer grubum Jilet’le ilk albümümüzü yayımladık. Aynı dönemde Beyaz Show’un jenerik müziklerini de hazırlıyorduk. 2014 yılında farklı bir müzik anlayışıyla devam etmek istediğim için gruptan ayrıldım. 2017 yılında ise ilk solo albümüm ‘Manyak’ı yayımladım. Albümün sonrasında 2018 yılından itibaren de çalışmalarıma single’larla devam ettim. Son olarak ’Fil’ isimli dört şarkılık EP’mi yayımladım.

‘Fil’in ortaya çıkış sürecinden, EP’de yer alan şarkılardan bahsedebilir misiniz?

Pandemide ortaya çıkan bir hesaplaşma albümü: ‘Fil’

EP’de yer alan ‘Fil’, ‘Kukumav Kuşları ve Hasbelkader’ pandemi döneminde yazdığım şarkılar. Aslında bu EP’nin hikayesi, EP’ye ismini veren ‘Fil’ şarkısıyla başladı. Pandemi döneminde birçoğumuzun ortak duygusu olduğuna inandığım bir iç hesaplaşma, durum tespiti (kısacası kafada fillerin tepişmesi) halinden doğan bir şarkı, ‘Fil’. Sonrasında yine aynı sorgulama hali ile ortaya çıkan, özeleştiri barındıran ironik bir dille kaleme aldığım ‘Kukumav Kuşları’ ortaya çıktı. EP’den ilk yayınladığım şarkı olsa da albümün son şarkısı ‘Hasbelkader’, biraz daha durumu kabullenip akışa bırakma halini anlatıyor. ‘Masal Oldum’ ise yaklaşık 10 yıl önce yazdığım, ancak şimdi son haline ulaşan bir şarkı. O da bir ayrılığın ardından kendi hatalarıyla yüzleşen bir adamın duygularını konu alıyor. O da özünde bir değişim ve dönüşümden geçme halini anlattığı için bu EP’de yer almasını istedim. Yani kısacası ‘Fil’, insanın kendiyle hesaplaşma ve durum tespiti halini anlatıyor.

Bir seneyi aşkın süredir içinde bulunduğumuz pandemi süreci üretiminizi nasıl etkiledi?
Pandemi dönemi herkes gibi benim için de farklı bir deneyim oldu. Örneğin zamanının büyük bir bölümünü dışarıda geçiren biri olarak evde vakit geçirmeyi öğrendim. Pandeminin beraberinde getirdiği belirsizlikler tabii ki birçok insan gibi benim de planlarıma, çalışmalarıma yansıdı. Örneğin bu dönem tüm performans sanatçıları gibi maalesef benim de sahnelerden uzak kaldığım bir dönem oldu, olmaya da devam ediyor. Ancak bu süreç üretim anlamında beni olumlu etkiledi diyebilirim. Son yayınladığım EP’de yer alan şarkılardan üçü tamamiyle pandemi döneminde yazılıp bestelenmiş şarkılar.

Müzikal olarak bundan sonraki planlarınız neler?
2021 yılı içerisinde yayınlamayı planladığım, son haline gelmeyi bekleyen (hatta bir kısmı neredeyse bitmiş olan) şarkılarım var. Şu an için onları tekli olarak yayınlamayı planlıyorum. Bir de şimdilerde hazırlıklarına başladığımız bir akustik albüm projemiz var. O albümle ilgili gelişmeleri ve yayın tarihini de önümüzdeki dönemde paylaşacağım.

SIRADAKİ HABER

Tarihe ‘sıradan’ bir bakış: Bir Alman’ın Hikâyesi

Sebastian Haffner, İletişim Yayınları’ndan çıkan Bir Alman’ın Hikâyesi adlı kitapta Nazizme ve faşizme dair birinci elden bir tanıklık sunuyor. Sıradan hayatların dağılış sürecini, tam da ‘halkın içinden biri olduğundan dolayı’ titizlikle aktarabilen Haffner, yıkıma dair önemli bir eksiği kapatıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir